Yılanlar; omurgalı hayvanlar grubundan olan sürüngenlerin başında yer alan canlılardır. Yılanların boyları ve yapıları yaşadığı bölgeye ve yılanın türüne bağlı olarak değişir. Vücut üzerinde herhangi bir ayak takımı yoktur. Yılanların vücutları üzeri pullu ve derisi çok sağlamdır. Boyları türlerine bağlı olarak metrelerce uzunlukta olabilmektedir. Bir yılanın boyu birkaç cm olabildiği gibi 10 m ve üzeri yılanların olduğunda bilinmektedir. Dünya üzerindeki en uzun yılan türü anakonda olarak bilinmektedir. Yılan hareketini yerden sürünerek yapar. Hareket olarak suda yüzenleri olduğu gibi havada uçan yılan türleri de vardır. Yılanlarda ağız ve çene yapısı öne doğru uzanmış bir haldedir. Yılanlarda duyu ve algıları için anten denen organ yoktur bu canlılarda bu görevi ağızları içindeki dil organları yapmaktadır. Yılanlar ağzındaki dilleri çatallıdır bu dilleri ile çok uzak mesafedeki besinlerin yerini ve gelen tehlikeleri algılarlar. Yılan nefes almak için çenesinin altındaki solunum borularını kullanır. Bazen çok büyük avını yutarken bu borular tıkanabilir bunun içinde yılan kendi vücudu içindeki hava keselerini kullanır veya akciğerine hava doldurarak yapar. Yılanlarda dış kulak denen bir organ yoktur yani insanlar ve diğer hayvanlarda olduğu gibi kulakları ve kulak delikleri yoktur. Yılanların çenesi ile baş bölgesi arasında bulunan küçük bir kemik yapısı vardır bu kemik yapı ile topraktaki en ufak bir sesi algılayıp kendisini savunmasını sağlar. Sıcak iklimlerde daha çok bulunur. Çölde bulunan yılan su ihtiyacından dolayı vücut atıklarını atamadığı için daha çok zehirlidir suda yaşayan yılanlar vücut atıklarını sürekli su ortamına attığı için daha az zehirlidir. Yılanlar avını yakaladığında ağızlarındaki dişleri ile dişleyip avını zehirler ve avını sımsıkı kavrayarak öldüresiye kadar sıkar. Yılan avını etkisiz hale getirdikten sonra bütün olarak yutar. Yılanların ağzı çok elastikidir. Bu özelik sayesinde yılanın ağzı oldukça açılır ve avını bu şekilde yutar. Yılan avını yuttuktan sonra eritmek için kendini sıkar veya ağaç gibi sert olan bir cisme sarılarak içindeki canlının bütün kemiklerini kırarlar. Yılan bu işlemden sonra içindeki avını hazmetmek için dinlenmeye çekilir. Yılanların renkleri yaşadığı ortama bağlı olarak değişir. Yılanlar siyah, sarı, kırmızı, yeşil gibi her renkte yılan bulmak mümkündür. Yılanlarda kuyruk uzundur ve türüne bağlı olarak farlı yapılardadır. Bazı yılan türlerinde kuyruk uzun ve sivri bazılarında ise küt ve kısa olurken bazı yılan türlerinde ise kuyruk kısmı çıngırak var ve yürürken ses çıkarır. Dünya üzerinde yaşayan yılan türü sayısı çok farklıdır. Yılanlar çok uzun yıllar yaşayabilen canlılardır; bazı türleri 20 - 30 yıldan fazla yaşamaktadır. Yılanların ağzı içinde alt çene ve üst çenede dişler vardır ve zehri bu dişler sayesinde avına aktarır. Bazen kırılan veya çekilen dişler kendini yeniler ve tekrar çıkar. Yılanlar yılda 2 - 3 defa derisini değiştirerek gençleşirler.
YILAN ZARARLARI
Yılanların her türlüsü zehirlidir ve zehri yaşadığı ortama bağlı olarak değişir. Yılanlar insanı ısırarak ciddi zararlar verir. Yılan ısırdıktan sonra mutlak süratle doktora başvurulmalıdır.
YILAN İLE MÜCADELE
Yılanlar ile ferdi mücadeleler sonuç getirmez ve çok tehlikelidir. Bu nedenle yılan bulunan yerde profesyonel bir şekilde ilaçlama yapılmamalıdır. GÖRKEM İLAÇLAMA olarak bütün tecrübemiz ve profesyonelliğimizle 7 gün 24 saat yanınızdayız.
|